Panik yapmaya başladım… Bikaç sene önce dvdsini alıp, yeni izlemeye başladığım Band Of Brothers dizim bitiyo. Son iki bölüme geldim. Zaten topu topu 10 bölümdü garibim. İçim burkuluyo dizilerin sonu gelince. Friends‘in son bölümünde boşluğa düşmüştüm. Ertesi gün yayın saatinde tvnin başına geçip başka bir diziyle karşılaşınca kendimi evden dışarı atmıştım. Temiz hava iyi gelmişti. [...]

Bi bayram daha bitti. Bayramdan benim aklımda kalan sadece cep telefonuma gelen mesajlardı. Sevmiyom onları. Gönderenleri seviyorum da, süslü mesaj atanları sevmiyom. Komiklik yapanları da sevmiyom. Cep telefonu mesajında da yaratıcı olmamıza gerek yok ki.

Sakın, ama sakın acı biber doğradıktan sonra lens takma. Yoksa banyodan zıplaya zıplaya çıkar ve bütün koridor boyunca lastik top gibi duvardan duvara vurarak sekersin.

Geçen arkadaşlarla bi kafede sohbet ediyoz. Bi abi daha eklendi masaya. Şu sesi tiyatrocu gibi çıkan, aynı zamanda da alkol ve sigarayla yoğrulmuş kıvamda olan adamlardan.

İnek yaptım… Böyle bir cümle söyleyince ne garip oluyo. Hatta şu cümleyi edeceğim hayatta aklıma gelmezdi: -Benim ineğim Kanyon’un önünde duruyo… İstanbul’da yaşıyosan mutlaka biyerlerde görmüşsündür heryerde inek heykelleri var. Neşeli…

Bayılıyom güllaça. O kadar çok bayılıyom ki, küçülüp içine atlamak istiyorum.

Tek nedeni de sevgili göbeğim. “Yıllarca uzun boylusun göstermiyosun” ve “kemiklerin kalın senin, ondan” laflarına kandım.

Taksi

Filed Under Genel Yazılar | 28 Comments

Geçen taksi bekliyorum taksi durağında, bayağı da trafik var. Arabalar önümden yavaş yavaş geçiyor.

Karikatürcüler Derneğinin gecesi vardı. Ben de Adidas’tan yeni aldığım bir eşortman altını giydim gittim. Üstümde de bir siyah tişört.

((Çinlilerin yemek yeme çubukları)) Çin yemee seviyom ben. Belki biraz Türkleştirdikleri için seviyom. Burda süpper yağlı yapıyolar Çin yemeeni. Çinde de böyle yapsalardı, dünyada 1.2 milyar topaç olurdu heralde. Geçen Akmerkez’deki Çin restoranına gittim.

Yav nerdeyse bi senedir öööyle yatıyom. Jabba gibi yaşamaya başlamıştım hayatta. Sonra kilom 3 haneli olunca panik yaptım ve tekrar spora başladım.

Geçen gün telefonum çaldı. Hafif kırık sesli bir erkek sesi:

Geçen gün bi arkadaşımın çalıştığı gazeteye uğradım. Yerinde yoktu. Sekreter dedi ki: – Yardımcısı Dilek hanım içerki odada. Bi onla görüşün isterseniz…

Gece gezmeye çıkan insanların bazen kabusu, bazen de hava atma yeri olan klüp kapılarından bahsetçem biraz… Çünkü orada ilginç ve komik hikayeler dönüyo ;)

TRT4

Filed Under Genel Yazılar | 16 Comments

Dün kendimle ilgili bişey keşfettim: Bazen TRT 4′te, Türk Sanat Müziği konserlerini izlerken buluyorum kendimi.

« go back