Dün gece dergiyi erken yaptık yılbaşı diye. Pazartesi yerine Cumartesi… Dergiden çıktım, 3 arkadaşımla buluştum. İstiklal Caddesi‘nde yürürken köpekli bir adamla karşılaştık. Kesinlikle Noel Baba‘ydı. Bembeyaz uzun sakalı, saçı, bıyıkları vardı. Sevgiyle bakan masmavi gözleri de… Gruptaki kızarkadaşımız daha duygusal olduğu için dayanamadı ve adama: -Aaaa, Noel Babaaa! diye seslendi. Adam da: -Ben bitek kendime [...]

Bi önceki yazıda dedim, Seda Sayan bissürü internet mağdurunu çıkarmış sohbet ediyo. İnternet yuvamı yıktı, internette bulunan kocadan hayır gelir mi?, internette tanıştığı genç tarafından dolandırıldı falan falan… Klasik medyada sürekli internete sağlı sollu giriliyo, sonra da “aslında çok iyi bişiy canım” diyerekten en fazla 10 üzerinden 2 alabilecekleri bir kurtarma sözlüsü yapıyorlar.

Şimdi Seda Sayan‘ın programını izliyorum. Evet itiraf ediyom, bütün gündüz kuşağı kadın programlarını izliyorum karikatür çizerken. Aslında dinliyorum desem daha doğru olur. Çünkü karikatür çizerken bişeyler dinlemeyi seviyorum. Kesinlikle müzik diil ama bu.

Şimdi haberlerde duydum, Amerika‘da yine genç bi çocuk delirip, 8 kişiyi katletmiş. Aklıma Sydney Pollack‘ın 1974 de çektiği The Yakuza isimli film geldi. Filmde, Robert Mitchum şöyle bi laf ediyodu: – Bir Japon delirdiğinde kendini öldürür. Amerikalı ise başkalarını… İki toplumun davranış şeklini ne güzel anlatmış Sydney abi… Şinzo Abe delirdiğinde kendini öldürür, George W. [...]

Tarif

Filed Under Genel Yazılar | 17 Comments

Geçen hafta Galapera Sanatevi‘nde sıcak bi söyleşi yaptım. “Siz Tünel‘in önünde bekleyin, biz sizi karşılarız” tadında gidebildim sanatevine. Kendi başıma bulamazdım, biraz karışık bir yerdeydi. Katılanlardan bazıları da bu yüzden geciktiler. Hatta gelen arkadaşlardan biri, yol tarifi için bir gitar dükkanına girmiş. Galapera‘nın yerini sormuş. Aldığı cevap ise: -Burayı biliyorum ama size söyleyemiyorum. Hissediyorum, yakınımızda [...]

Yıllar öncesinden bi pişkinlik hikayesi… Mr. Veb isimli bi yazar grubumuz vardı. Programlara senaryo yazar, program formatı falan yaratırdık. Bir prodüksiyon şirketi ile randevumuz vardı Çarşamba saat 1′de… 4′te hatırladık rardevuyu… Naapçaz diye düşünürken aklımıza bi pişkinlik geldi.

Nasıl çiziyon karikatürleriii? Bana en çok sorulan sorulardan biridir bu. Bu yazıda ise cevabını vermeye çalışcam. Bu Penguen‘deki köşemde çizdiim bi karikatürün eskizi. Eskiz, espriyi bulduğum zaman unutmamak için uyduruktan çizdiim halidir… Sonrasını ise aşağıdaki vidooda görceksin.

Arena

Filed Under Genel Yazılar | 58 Comments

Şu anda Penguen‘in kapağını çiziyorum. Televizyon açık. Kanal D‘de Arena başladı. Uğur Dündar bir PKK bombacısı ile röportaj yapmaya başladı, çok ciddi konular konuşuluyo, ben işi gücü bırakıp gülmeye başladım… Kahkahamı duyan Bahadır’la Selçuk geldiler odaya, onlar da gülmeye başladılar…

FOX

Filed Under Magazin | 76 Comments

Ayarım Fox‘a… Tek bir nedenim var üstelik. Rating uğruna herşeyi mübah sayması. Bunu da zaten “Magazin Mahkemesi” denen o korkunç programı Türk halkının gözüne soktuğu anda düşünmeye başlamıştım. Dün eşşeğin kıçına suyu iki kere kaçırmayı başardılar. İlkini, haber bültenlerinde ve çeşitli magazin programlarında haber olarak kaçırdılar. Haber kaynağı ise, haber merkezlerine e-mail yoluyla iletilen görüntülermiş.

Duydun galiba, Kevin Costner Türkiye’ye geldi konser verdi. Süper… Birçok insan gibi ben de şaşırdım “aaa! Şarkı da mı söylüyomuş” diye… Etrafımdaki kimse bilmiyodu. Konsere gidenler de bilmiyodu 10 gün öncesine kadar sanırım. En azından büyük bi çoğunluğu… 100-700 lira arası da bilet fiyatı… Acık ohha tabii… Biz burda Kevin’in en ucuz bilet fiyatının da [...]

Hiç ilgilenmedim Altın Portakal‘la. Ta ki geçen güne kadar. Oturdum, baştan sona canlı yayınlanan ödül töreni gecesini izledim. İzledim de bilmediim bissürü şey çıktı ortaya. Ben soriim, sen de bildiklerin varsa cevapla lütfen. Cevapla ki ben de bişeyler öğreniim Altın Portakal hakkında.

Haftasonları biriki arkadaşımla birlikte ormana gideriz. Belgrad Ormanlarına… Piknikçilerden uzaklaşabilirseniz, süpper biyerdir. Piknikçiler dışında sporcular da çok vardır. Koşanlar, bisiklete binenler, endurocular.

Sitem

Filed Under Genel Yazılar | 42 Comments

Bazı yorum yazan arkadaşlarım, ülkemizde terör gibi bu kadar önemli gündem varken, dizi filmler hakkında yazı yazmama sitem etmişler.

Panik yapmaya başladım… Bikaç sene önce dvdsini alıp, yeni izlemeye başladığım Band Of Brothers dizim bitiyo. Son iki bölüme geldim. Zaten topu topu 10 bölümdü garibim. İçim burkuluyo dizilerin sonu gelince. Friends‘in son bölümünde boşluğa düşmüştüm. Ertesi gün yayın saatinde tvnin başına geçip başka bir diziyle karşılaşınca kendimi evden dışarı atmıştım. Temiz hava iyi gelmişti. [...]

İstanbul Tüyap Kitap Fuarı başladı. Orada da bi tane imza günüm var, yazıma bunu duyurarak başlıycam: Komikaze kitaplarımı imzalıyorum. 4 Kasım Pazar günü ki fuarın son günü oluyor, saat 14:00- 16:00 arasında, Doğan Kitap‘ın standında gerçekleşcek.

keep looking »